Skip to content

niyet

Çalıştığım alanı topluyorum

@desertdawn Narrated by Emmylou Birmingham 2:27 31 shots

0:00 2:27

Önümde boş bir yüzey var. Sadece bir tane, ama boş ve tamamını görebiliyorum. Bu tek yüzeyi boş tutacağım ve bunu bütün odayla ilgili bir projeye çevirmeyeceğim, çünkü bunun önceki bütün versiyonları tam olarak öyle bitti. Bir yüzey, korunmuş. Sıradan bir salı günü gerçekten karşılayabileceğim bir standart bu.

Işık boş bir masaya başka türlü düşüyor. Bir dirseğe, bir fincana ve gerçekten yapmak için burada olduğum şeye yer var. Üstünde bana soru soran ya da hâlâ halletmediğim bir şeyi hatırlatan hiçbir şey yok. Ahşabın, bir süredir görmediğim bir damarı var. Omuzlarım bunu benden önce fark etti.

Dağınıklık aslında hiçbir zaman dağınıklıkla ilgili değildi. Ertelediğim bütün küçük kararlardı; bakmak zorunda kalacağım bir yerde üst üste yığılmışlardı. O masadaki her nesne açık bir döngüydü ve açık döngüler sessizce durmaz. Arka planda çalışırlar ve kira isterler. Bütün gün boyunca o yığına, bir kez bile bilerek bakmadan dikkat harcıyordum; bir şeye sahip olmanın en pahalı yolu da bu. Üstündeki hiçbir şey acil değildi. Hepsi gürültülüydü. Ertelenen her karar bir yerde saklanmak zorunda ve ben kendiminkileri çalıştığım odada saklıyordum.

Bir yüzeyi boşaltmak toplanmak değil. Aynı anda on küçücük kararı kapatmak ve kafam her biri için ölçülebilir biçimde daha sessiz. Çevrem, düşünme biçimimin arka planı değil; düşünürken kullandığım makinenin bir parçası. Odaklanmamı, odaklanmaya daha çok yüklenerek düzeltmeye çalışıyordum; oysa daha ucuz müdahale bunca zaman önümdeki masanın üstünde duruyordu. Odayı değiştirmek zihni değiştirmekten çok daha kolay ve oda zaten zihni değiştiriyor. Bana aynı anda yirmi soru soran bir mekânda berrak düşünemiyorum ve bunu hiçbir disiplin miktarı düzeltmiyor.

Bu yüzden on dakikalık bir zamanlayıcı kuruyorum ve bir yüzeyi boşaltıyorum. Odayı değil. Bir sistem değil, bir yöntem değil, bir hafta sonu projesi değil. Bir yüzey; zamanlayıcı çaldığında da bitmemiş olsa bile duruyorum, çünkü bunun koca bir öğleden sonraya dönüşen hâli, bir daha hiç başlamadığım hâli. Zamanında durmak, bu işi tekrarlanabilir kılan kısım.

On dakika bana düşünecek bir yer satın aldı. Herhangi birinin yapabileceği daha iyi takaslardan biri bu ve yarın yine elimin altında.