niyet
Kendine verdiğin sözleri tutan sensin
@desertdawn Narrated by Patrick Logan 1:56 25 shots
0:00 1:56
Saygı duyduğun birine verdiğin sözü bozmazsın, ama kendine verdiğin sözleri neredeyse her hafta fark etmeden bozarsın. Bu sabah bir dakikalığına üzerinde durmaya değer bir şey bu. Oda sessiz. Önünde içine sığacak şeyler olan bir gün var. Bu iki standart arasındaki mesafe, aslında konuştuğumuz asıl mesele.
Bir sayfası açık, yarısı yapılmamış bir liste taşıyan defter. Kapağı kaybolmuş bir kalem. Dışarıda hiçbir şey için telaşla uğraşan kuşlar. Fırının saati, her zamanki gibi dokuz dakika yanlış.
Kendine verdiğin her bozulmuş söz, yanlış hesaba yatırılmış küçük bir para gibidir. Kimse tanık olmadığı için bedelsiz görünür, oysa tam da bu yüzden birikir: anlaşmanın tek tarafı sensin, hesabı tutan da tek kişi sensin, yani hiçbir dış etken bunu düzeltmez. Bunun önemli olmasının sebebi, kendine güvenin de tıpkı diğer güvenler gibi tutulan sözlerin biriktirdiği bir kayıttan inşa edilmesi. Yani kendini sürekli yüzüstü bırakan biri, zamanla kendi planlarına inanmayı bırakır. Bu bir ruh hali değil. Gerçek bir geçmişin doğru bir okuması.yalnızca.
Verdiğin sözlerin büyüklüğüne bir bak. Dinlenmiş bir yabancının bile zorlanacağı taahhütler veriyorsun kendine, sonra başarısızlığı sözün büyüklüğüne değil, karakterine dair bir hüküm gibi okuyorsun. Bu disiplin kılığına girmiş bir disiplin sorunu değil, bir ölçek sorunu, ölçek sorunlarıysa kolayca çözülür. Tutulması neredeyse kesin olacak kadar küçük bir söz ver, bir hafta içinde defter tersine dönmeye başlar.
O yüzden bugün bir söz verilecek ve tutulacak. Bilinçli olarak küçük. On dakikalık bir şey, tek bir mesaj, tek bir yüzeyin toparlanması. Sabah kendine söyle ve gün bitmeden yap, böylece kayıtta bir tane tutulmuş söz görünsün.
Tek başına küçük bir söz hiçbir şeyi değiştirmez, yine de defterin geri dönmesinin tek yolu bu. Hesap bir süredir açıkta. Bugün onu yeniden aç ve sessizce birikmesine izin ver.