Skip to content

niyet

Yapacak olan zaten sendin

@sunlitreef Narrated by Ed Castle 1:50 24 shots

0:00 1:50

Hayatında birinin gelip çözmesini beklediğin bir şey var. Hangisi olduğunu biliyorsun. Bir süredir bekliyor ve bu bekleyiş, bitmemiş şeylerin bazen olduğu gibi, rahat bir hal almış durumda. Sabah aydınlık. Kimse gelmiyor ve bu, kulağa geldiğinden çok daha iyi bir haber aslında.

Kapının yanında bir yığın posta, en üstte önemli olan bir zarf. Işıkta yandan yükselen buhar dolu bir fincan. Yukarıda bir yerde, bina uyanırken borularda akan su sesi. Bir askıda iki haftadır giyilmemiş bir mont.

Bir yanın kurtarılmayı bekliyor. Bilinçli değil, bir plan da değil, sadece durumun eninde sonunda koşullar tarafından ya da senden daha yetkili biri tarafından halledileceğine dair sessiz bir varsayım. Bu varsayımın pahalıya mal olmasının sebebi, çözülebilir bir sorunu bir bekleme salonuna dönüştürmesi ve bekleme salonlarında saat işlemez. Orada geçirilen her ay bir öncekiyle aynı görünür, tam da bu yüzden bir yılı hiç karar vermeden orada kaybedebilirsin.

Aslında kimin elinde olduğunu bir düşün. Senin bilgine, payına, sebeplerine kimsenin sahip olmadığını, yarın uyandığında bunu aklının başında tutacak başka kimsenin olmadığını gör. Bu, dört saniye kadar kasvetli gelir, sonra bugün okuyacağın en işe yarar gerçeğe dönüşür, çünkü bu, işin tıkanmış olmadığı, sadece başlamamış olduğu anlamına gelir ve başlamamış olmak, öğle yemeğinden önce değiştirebileceğin bir durumdur. Kendine yetmek bir kişilik özelliği değildir. Beklemeyi bıraktığında geriye kalandır.

Bugün ilk adım atılıyor ve bu senin adımın. İşin tamamı değil, tamamına dair bir plan da değil. Başkasının fark etmesini umduğun o şeyde, bu öğleden sonra, senin attığın ilk gerçek adım.

Kimse gelmiyor ve zaten bunu yapabilecek olan hep sendin. Bu, sana yüklenen bir yük değil. Baştan beri elinde tuttuğun bir anahtar.