niyet
Yalnızca ilkini taşımak zorundasın
@slowjasmine Narrated by Paul Rigby 2:10 30 shots
0:00 2:10
Bir şey oldu, bitti ve sen hâlâ onu taşıyorsun. Bu sabah tam şeklini hissedebiliyorsun. Su ısıtıcısı yavaşça kaynıyor, ışık duvara her zamanki gibi vuruyor. Olayın kendisi dört dakika sürdü. Sen onu günlerdir taşıyorsun ve önümüzdeki üç dakikanın konusu tam olarak bu aradaki fark.
Bir defa doldurduğun bir kupa var elinde. Bir sandalyenin üzerinde bir ceket. Dışarıda biri çöpleri çıkarıyor, hiçbir şeyden habersiz, tüm bunların olmadığı bir dünyada. Oda az önce olduğundan daha ılık. Çenen gereğinden fazla sıkılı ve bunu ancak dikkat edince fark ediyorsun.
Olan şey bir kez incitti seni. O andan sonrası hep senin onu kendine anlatman oldu. İşte mekanizma, açıkça söylemekte fayda var: zihin, hatırlanan bir tehdidi canlı bir tehdit gibi ele alır, bu yüzden her tekrarında aslıyla aynı stresi harcarsın, tam fiyatına, ama aslında olayın taşıdığı bilginin hiçbiri yanında değildir artık. İşte bu yüzden çoktan bitmiş bir salı günü seni tüketebilir. Onu tekrar tekrar oynattığın için zayıf değilsin. Tehlike ile tehlike hatırası arasındaki farkı ayırt edemeyen, hiçbir zaman da bunu öğrenmemiş bir sistem işletiyorsun sadece.
İkisini ayır, biri önemini kaybeder. Olay bitti ve mühürlendi; bugünün başka türlü geçtiği bir hâli yok. Hikâye ise canlı, ve şu anda yazılıyor, senin tarafından, bir mutfakta, elinde bir bardakla. Demek ki kendiliğinden gelen ağrı seni uykusuz bırakan ağrı değil, seni uykusuz bırakan ikincisi ve zaten emirleri hep birinden alan da o. Defteri kapat, yazılması durur. Bu inkâr değil, sadece ikinci bir tura gönüllü olmayı geri çevirmek.
O yüzden bugün tek bir cümleyle kâğıda dökülsün. Ne olduğu, sade bir şekilde, sıfatsız, savunma yapmadan. Sonra defter kapanır ve yarına kadar kapalı kalır. Bir şeyi taşımadan sahip olmak için tek bir cümle yeter, aradaki tüm fark bu.
İlki hiçbir zaman seçim değildi. İkincisi her zaman senin elindeydi, ve ağırlığın büyük kısmı ondan geldi. Onu bırak. Sabah hâlâ burada ve hâlâ senin.