Ana içeriğe geç

AMAÇ · MİRAS

İşinin Hangi Parçası On Yıl Sonra Hâlâ Önemli Olur

On yıl yaşayan üç şey var: sen olmadan çalışan sistemler, başkalarının kopyaladığı standartlar ve senin sayende artık bir şeyi yapabilen insanlar. Teslim edilen işler bu listeye neredeyse hiç giremez ve bu, pazartesi neye evet diyeceğini değiştirir.

Bir masada oturan, elinde kalem tutan ve önünde açık bir dizüstü bilgisayar olan bir kişi.

Fotoğraf: Kelly Sikkema, Unsplash

İyi giden bir on yılın içindeydi ve hatırlayamayacağı kadar çok iş çıkarmıştı, o yüzden klasörün ne olduğunu anlaması bir saniyesini aldı. Bir pazar günü, eski bir diski temizlerken çıktı ortaya; şu yirmi dakikalık iş sanılıp dört saate dönüşen işlerden biri. Otuzlu yaşlarından iki yıl, bir lansman, bir prim, ekibin pankart tutarken çekilmiş bir fotoğrafı. Oturup o projenin değiştirdiği tek bir şeyi adlandırmaya çalıştı ve hiçbir şey bulamadı.

O iki yılı yeniden yaşardı, ilginç olan kısım da bu. O yıllar evi aldı ve bir sonraki işi getiren itibarı kurdu. Hiçbir şey boşa gitmedi. Bu sadece işin zaman içinde nasıl dağıldığına dair bir gerçek.

Bu çeyrekte yaptıklarının çoğu on yıl içinde yok olacak, küçük bir kısmı ise sen olmadan çalışmaya devam edecek. Hangisinin hangisi olduğunu ayırmak yaklaşık yirmi dakika sürer ve pazartesi neye evet diyeceğini değiştirir.

İşimin hangi parçaları gerçekten on yıl yaşar?

Üç tür hayatta kalır: sen olmadan çalışmaya devam eden sistemler, başkalarının benimsediği standartlar ve senin sayende artık bir şeyi yapabilen insanlar. Teslim edilen işler bu listeye neredeyse hiç giremez, o an ne kadar büyük görünürlerse görünsünler.

Kendi alanındaki örüntüye bak, doğrulanır. Rapor dokuz kişi tarafından okundu ve arşivlendi. O raporu yazmak için kurduğun şablon hâlâ kullanımda, adı iki kez değişti ve onu senin yaptığını kimse bilmiyor. Kazandığın müzakere tek bir anlaşmayı kapattı. Ekibine bir müzakereye nasıl başlanacağını öğretme biçimin ise artık dört kişinin yöntemi ve ikisi ayrıldı, yöntemi de yanlarında götürdü.

Bunların hiçbiri teslim edilen işlere karşı bir argüman değil. Teslim edilen işler paranı kazandığın, itibarını kurduğun ve başka bir şey yapma hakkını edindiğin yerdir. Bu bir oran meselesi. Tamamı teslim edilen işlerden oluşan bir çeyrek, geriye hiçbir tortu bırakmayan bir çeyrektir; o çeyreklerden oluşan bir kariyer de eski diskteki o klasördür.

Ayıklamayı yirmi dakikada nasıl yaparım?

Bu çeyrekte üzerinde çalıştığın her şeyi tek bir sütuna yaz, sonra her satırın yanına üç işaret koy. Ben olmadan çalışıyor mu? Kimse kopyaladı mı? Benim sayemde başka biri artık bunu yapabiliyor mu? Hiç işaret almayan her şey bitmiş iştir, bunda bir sorun yok ve listenin çoğu böyle olacak.

Alıştırmanın dürüst kalması için birkaç not.

İşaretsiz satırları yargılama. İşaretli olanların bedelini onlar ödedi. Amaç her şeyin kalıcı olduğu bir çeyrek değil; bu ne mümkün ne de arzu edilir.

Kopyalanmayı en güçlü sinyal say. Bir meslektaşın istenmeden bir şeyi senin yönteminle yapmaya başladıysa bir standart kurmuşsun demektir; standartlar listedeki en ucuz kalıcı şeydir, çünkü kendi kendilerine yayılırlar.

Üçüncü işarette katı ol. "Yardım ettim" saymaz. Ölçüt şu: adı belli bir kişi, ocak ayında yapamadığı belirli bir şeyi artık yapabiliyor mu?

Sonunda bir ila üç arası işaretli satırın olacak. Bu normal ve sağlıklı bir sonuç. Sıfır çıktıysa bu bir hüküm değil, işine yarayacak bir bilgidir ve tek bir çeyrek içinde düzeltilebilir.

Aynı ayıklamayı bir kez de geriye doğru, beş yıl önceki bir çeyrek için yap; alıştırma o zaman teoriden çıkar. O hikâyenin nasıl bittiğini zaten biliyorsun, o yüzden işaretleri dürüstçe vermek kolay. Neredeyse herkes aynı şekli buluyor: o zaman en çok gurur duyduğu şey yok olmuş, bir öğleden sonrada yapıp hiçbir değerlendirmede anmadığı bir şey ise hâlâ kullanımda. Bu, o zaman daha az çalışmalıydın demek değil. Şimdi neyi koruyacağına dair bir ayardır.

Bir insan gerçekten kalıcı iş sayılır mı?

İnsan bunun en kalıcı hâlidir, çünkü bir insan o şeyi senin hiç girmeyeceğin odalara taşır ve yolda onu geliştirir. Yayına aldığın sistemin desteği bir gün kesilir; öğrettiğin meslektaş ise on yıl sonra hâlâ o işi yapıyordur, yönteminin üstünde senin parmak izlerinle.

İnsanların atladığı kısım, bunun sana ne kazandırdığı ve bu ahlaki bir noktadan ibaret değil. Öğretmek, bir şeyi ikinci kez öğrenmenin en hızlı yoludur. Washington Üniversitesi St. Louis'deki araştırmacılar, bir metni öğreteceğini düşünerek çalışan kişilerin, sınava gireceğini düşünerek çalışanlara kıyasla metnin daha fazlasını hatırladığını ve hatırladıklarını daha iyi düzenlediğini buldu; üstelik hiç öğretmeden. Karpicke ve Roediger'in geri çağırma üzerine çalışması da aynı yönü gösteriyor: bilgiyi dışarı çekmek onu yerine oturtur, tekrar tekrar okumak çoğunlukla oturtmaz.

Yani deneyimsiz birine verdiğin saat, kendi zanaatından çalınmış bir saat değildir. Kendi zanaatının hızlandırılmış ikinci turudur, üstelik odada bir sınav görevlisi varken. Yüksek sesle açıklayamadığın parçalar, tam da idare ettiğin parçalardır ve bir öğrenci onları dört dakikada bulur; hiçbir tek başına pratik bu kadar hızlı bulamaz.

Bunun buharlaşmak yerine kalıcı olması için iki şey gerekir. Şeyi başkasının gerçekten uygulayabileceği biçimde, sade bir dille, tek sayfada yaz. Sonra o kişinin adını, kredinin dağıtıldığı odada söyle; çünkü birinde olan ama kimsenin bilmediği bir beceri, yolculuk edemeyen bir beceridir.

Pazartesi bu yanıtla ne yapacağım?

On yıllık bir maddeyi koru ve altı çeyreklik maddenin sıradan kalmasına izin ver. On yıllık maddeyi takvime önce koy, bir müşteri toplantısını savunur gibi savunduğun bir saate; kalan her şey de onun etrafına yerleşsin.

Pratikte bu, bir yıllık izin değil, haftada bir saat demek. Kimsenin yazmadığı süreci yazmak için bir saat. Biri gösterse bu işi yürütebilecek olan kişiyle bir saat. İyi yaptığın şeyi başkalarının kopyalayabileceği bir şeye dönüştürmek için bir saat. Kötü bir çeyreği atlatacak kadar küçük bir taahhüt ve bütün tasarım şartı da bu.

Az önce birinin on yıllık dikkatine değecek bir şey buldun. Onu fiziksel bir yere yaz, çünkü bu ayıklamayı yapmak kolay olduğu kadar kaybetmek de kolaydır; bütün değer, mart ayında yanıtı hâlâ biliyor olmakta.

Diğer değişiklik ise bir talebe verdiğin cevapta. İşinin hangi kısmının tortu bıraktığını bir kez bildin mi, yeni bir proje beş saniyede ayıklanır: bu bir teslim işi mi, bir standart mı, yoksa bir insan mı üretiyor? Üçü de meşru cevap. Ama on yıl sonra yalnızca biri hâlâ orada olacak ve neye evet dediğini bilmek, dolu bir takvim ile nişan alınmış bir takvim arasındaki farktır.

On yıl bir hüküm değil, bir süzgeçtir

İşinin çoğunun geçici olması gerekiyor. Çeyreklik çıktı, kurumların hareket etme ve kariyerlerin kurulma biçimidir; sıradan hiçbir şeyi teslim etmeyi reddeden biri, kalıcı olanı kurmaya yetecek kadar uzun süre ortalıkta kalamaz.

Süzgeç yalnızca, bütün bunları yaparken geriye bir şey kalmasını sağlar. Çeyreği sonuna kadar çalış. Hırsını olduğu yerde tut. Sonra haftada bir saati al ve onu bir sisteme, bir standarda ya da bir insana yönelt; on yıl sonra hâlâ çalışan şeyin adını söyleyebiliyor olacaksın ki bu, çoğu insanın çok daha büyük bir iş yığınından yapabildiğinden fazlasıdır.

Kaynaklar